Sinemada 'cadı' tasvirleri: Zamanla popüler kültürde nasıl yer etti?

'Wicked' gişeye gün sayarken, sinemada yer verilen cadı tasvirlerinin, nasıl kadınların güçlenmesini ve ötekiliğin benimsenmesinin sembolleri haline geldiğine kısa bir bakış.

Robert Eggers'ın 2016 yapımı, son on yılın en çok övgü alan korku filmlerinden biri olan "Cadı"da, Thomasin (Anya Taylor-Joy) adlı genç bir kadın, Püriten ailesiyle birlikte toplumdan tecrit edilir. Hikâye, onun bir kocakarıdan öğüt alarak cadılığı ve baskıcı ideolojilere karşı kadınsı bir isyanın gücünü benimsemesini konu alır.

Aynı yıl, Anna Biller'in kışkırtıcı renk paletine sahip filmi Aşk Cadısı, genç ve güzel bir cadı olan Elaine'in (Samantha Robinson), erkeklere yaptığı aşk büyülerini anlatıyor. Elaine'in büyüleri, seçtiği erkeklerin umutsuzca aşık olmalarına ve güçlü duygularıyla baş edemeyerek kendilerini yok etmelerine neden oluyor.

Luca Guadagnino'nun Dario Argento'nun klasik filmi "Suspiria"yı yeniden çektiği yapımda ise cadılar, ataerkilliğin baskıladığı kadınlık duygularını dans yoluyla ifade ediyor. Susie Bannion'ın (Dakota Johnson) cadılar meclisinin başına geçtiği finale doğru, "Suspiriorum Ana," özerkliğin ve yeniden doğuşun güçlü bir sembolü haline geliyor.

Modern dönemin güçlendirilmiş cadısı aslında bir nevi anlatısının kontrolünü geri alıyor: kimi zaman güçlerini iyilik için kullanıyor, kimi zaman ise kendisine yapılan haksızlıkların intikamını alıyor.

Bu filmler, cadıyı kadın hüsranının ve özgürlüğünün sembolü olarak yeniden tanımlarken, şu soruyu sorduruyor: Gerçek kötü kim? Sihirli güçlere sahip olan mı, yoksa bu güçleri bastırmaya çalışıp onun yok oluşunu kutlayan toplum mu?

"Wicked," 22 Kasım'da dünya genelinde sinemalarda gösterime giriyor.

Kaynak: EURONEWS

Eklenme: 2024.11.20 15:29
Son Güncellenme: 2024.11.20 15:33
Kategori: Sinema

Öne Çıkan Galeriler

Kasım ayında mutlaka izlemeniz gereken filmler
Kasım ayında mutlaka izlemeniz gereken filmler